15/05/2008 tarihli 5763 sayılı Kanunun 24. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; “Özel sektör işverenlerinin, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı” belirtilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (ı) bendi 01/10/2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olup, söz konusu Kanun hükmünü düzenleyen 25/07/2005 tarihli Mülga Kamu İhale Genel Tebliğinin Değişik XIII-G-17′ nci fıkrası ile yürürlükte bulunan 22/08/2009 tarihli Kamu İhale Genel Tebliğinin 78.23.1.’inci fıkrasında; “Fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde, Hazine tarafından karşılanan prim tutarının “Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar” gereğince yüklenicinin hakedişinden kesileceği” hüküm altına alınmıştır.
Bu çerçevede, idarelerce yapılan ve fiyat farkı hesaplanması öngörülen hizmet alımı ihalelerine ait hakediş ödemelerinde; hakediş dosyalarında bulunan ve her ay eklenmesi gereken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün işveren tarafından karşılanan sigorta primine ilişkin “Tahakkuk Fişi”nde; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primine esas kazanç tutarının %5′inin Hazine tarafından karşılandığı ve bu nedenle 5510 sayılı Kanundan doğan indirimden yararlandığı belirtiliyor ise indirimden yararlanılan kadar tutarın, yüklenicinin o aya ilişkin hakediş raporunda gösterilerek kesilmesi ve gelir kaydedilmesi gerekmektedir.
Söz konusu prim indirimi kesintisi; 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinin (b) bendinde yer alan “işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemelerin hakedişten kesileceği” hükmüne dayandığından, fiyat farkı hesaplanması öngörülmeyen hizmet alımlarında (malzemeli yemek hizmeti alımı gibi) söz konusu kesintinin yapılmasına dayanak bulunmadığı düşünülmektedir.
Ayrıca, bazı hakediş ödemelerinde; söz konusu kesintinin KDV matrahı üzerinden düşülmek suretiyle fatura üzerinden yapıldığı ve dolayısıyla vergi kaybına yol açıldığı da görülmüştür.
Konuyla ilgili olarak, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı- Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğünün 14009-07 sayılı görüş yazısında da;
“3605 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20 nci maddesine göre teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını oluşturan bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,
Buna göre, fazladan yararlanıldığı tespit edilen sigorta primi teşvik tutarının hakediş bedeli üzerinden kesilmek suretiyle geri alınmasına yönelik uygulamanın, fazla yararlandırılan Hazine yardımının tahsiline yönelik bir uygulama olup, bu durumun KDV matrahı ile ilişkilendirilmesine imkân bulunmadığı” belirtilmiştir.
Dolayısıyla, söz konusu kesinti tutarları dikkate alınmaksızın hakediş bedelleri üzerinden KDV hesaplanması gerektiği değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, söz konusu kesintinin fatura üzerinden düşülmeyip hakediş raporu üzerinden gösterilmesi, iş bitiminde yapılan kesinti kadar hizmetin eksik alınmış gibi görünmesine de engel olacaktır.
|