Bilindiği üzere Belediye Başkanları memur veya müstahdem sınıfına dahil olmayıp aldıkları paralar tahsisat şeklindedir. Nitekim özlük hakları 657 sayılı Kanunda değil 5393 sayılı Belediye Kanununda tespit edilmektedir. Belediye Kanununun 39. Maddesinde Belediye Başkanlarına belde nüfusuna göre belirlenmiş bir ödenek verileceği hüküm altına alınmıştır. Aynı maddede “Belediye başkanlığı yapmış olanların, personel kanunlarına tâbi bir kadroya atanmaları hâlinde belediye başkanlığında geçen süreleri memuriyette geçmiş sayılır.” şeklinde özel bir hüküm getirilerek Belediye Başkanlığının kendiliğinden bir memuriyet görevi sayılmadığının altı çizilmiştir. Yine ayni maddede, “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca Devlet memurları ile bakmakla yükümlü bulundukları için uygulanan sosyal hak ve yardımlar, aynı esas ve usûllere göre belediye başkanları ile bakmakla yükümlü bulundukları için de uygulanır.” Denilmek suretiyle Belediye Başkanlarına ve bakmakla yükümlü olduklarına 657 sayılı Kanundaki sosyal hakların uygulanması sağlanmıştır. Hükümden açıkça anlaşılacağı gibi belediye başkanları kendiliğinden ve herhangi bir hüküm olmadan 657 sayılı Kanuna tabi değildir. Kanunun hangi maddelerine tabi oldukları 5393 sayılı Belediye Kanununda belirlenmektedir.
O itibarla Belediye Başkanları 657 sayılı Kanunun sosyal hak ve yardımlarla ilgili hükümlerine tabi diğer hükümlerine ise tabi değildir. Nitekim belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanunun 47. Maddesinde de özel hüküm vardır ve belediye başkanları için 657 sayılı Kanunun görevden uzaklaştırmaya ilişkin hükümleri hiçbir şekilde uygulanamaz. Kanunların kıyasen uygulanması da Anayasamıza göre mümkün değildir.
5393 sayılı Belediye Kanununun “Görevden Uzaklaştırma” Başlıklı 47. Maddesinde aynen, “Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir.
Görevden uzaklaştırma kararı iki ayda bir gözden geçirilir. Devamında kamu yararı bulunmayan görevden uzaklaştırma kararı kaldırılır.
Görevden uzaklaştırılanlar hakkında; kovuşturma açılmaması, kamu davasının düşmesi veya beraat kararı verilmesi, davanın genel af ile ortadan kaldırılması veya görevden düşürülmeyi gerektirmeyen bir suçla mahkûm olunması durumunda görevden uzaklaştırma kararı kaldırılır.
Görevden uzaklaştırılan belediye başkanına, görevden uzak kaldığı sürece aylık ödeneğinin üçte ikisi ödenir ve bu süre içinde diğer sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder.” Denilmektedir. Eğer Belediye Başkanlarının Görevden Uzaklaştırılmasında 657 sayılı Kanunun hükümleri uygulanacaktıysa Kanun koyucu 5393 sayılı Kanunun 47. Maddesini neden düzenlemiştir. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunun hem özel Kanun olduğunu hem de zaman açısından daha sonra çıkan bir Kanun olduğunu belirtmek isterim.
5393 sayılı Belediye Kanunun “Uygulanmayacak Hükümler” Başlıklı 84. Maddesinde, “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; 24.4.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu, 4.7.1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu, 10.6.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 12.9.1960 tarihli ve 80 sayılı 1580 sayılı Belediye Kanununun 15 inci Maddesinin 58 inci Bendine Tevfikan Belediyelerce Kurulan Toptancı Hal’lerinin Sureti İdaresi Hakkında Kanun, 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu, 14.6.1989 tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun, 27.5.2004 tarihli ve 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun, 10.7.2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 1.5.2003 tarihli ve 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.” Denilmektedir.
Söz konusu hükümler birlikte değerlendirildiği zaman, 657 sayılı Kanun hükümlerinden yola çıkılarak bir kamu zararına hükmetmek olanaklı değildir.
|